DÜNYA

Mimar Sinan Kimdir? Yaşamı ve Eserleri

Osmanlı dönemindeki ilk Anadolu devşirmelerinden bir tanesi olarak başladığı yaşamını imparatorluğun en mühim isimlerinden biri olarak tamamlayan Mimar Sinan, yapmış olduğu yüzlerce yapıt ile Türk mimarisinin en kıymetli örneklerini vermiştir. Gelin Mimar Sinan kimdir yakından bakalım ve başarılarla dolu hayatında yapmış olduğu mühim eserleri görelim.

Osmanlı Devleti, yüzlerce yıl süresince dünyanın bir dört yanında iyisiyle kötüsüyle yargı sürmüş kuvvetli bir imparatorluktur. Bu görkemli güç yalnızca askeri başarıdan gelmiyordu, Osmanlı pek oldukça değişik mevzuda da devrin öncülerinden olmuştur. Bu öncü adlardan bir tanesi ise Mimar Sinan’dır. Mimar Sinan, Osmanlı seferleri ile beraber malum tüm dünyayı gezerek hem oraları görmüş hem de oralarda mühim eserler bırakmıştır.

Mimar Sinan uzun bir yaşam yaşadı ve bu yaşamın hakkını verdi. Bir an olsun kibre kapılmayan mütevazi yapısıyla malum ve Koca Sinan unvanını almasına karşın bu karakterini asla bozmayan Sinan, yalnızca güzel eserler yaratmamış bununla birlikte halkın refahını düşünerek pek oldukça sokak çalışmasına da bizzat imza atmıştır. Gelin Mimar Sinan kimdir yakından bakalım ve başarılarla dolu hayatında yapmış olduğu mühim eserleri görelim.

mimar sinan

Mimar Sinan kimdir? İlk Anadolu devşirmelerinden:

Osmanlı Devleti’nde uzun seneler uygulanan devşirme sistemini bilirsiniz. Rumeli bölgesinde yaşayan gayrimüslim çocuklar ufak yaşta ailelerinden alınır, yetiştirilir ve mühim vazifelere getirilirlerdi. Yavuz Sultan Selim döneminde bu sistemin Anadolu’da uygulanmasına karar verildi. Devşirme sisteminin uygulanmış olduğu ilk başlarda devşirilenlerden bir tanesi de Sinan adlı bir çocuktu.

Sinan, 1488 ya da 1490 senesinde Kayseri’de dünyaya gelen ve burada yaşayan bir çocuktur. Sinaneddin Yusuf ya da Abdulmennan oğlu Sinan şeklinde isimlerle de anılan Sinan’ın kökenleri tam olarak bilinmiyor. Kayseri’nin Ağırnas ilçesinde yaşayan Sinan’ın Rum, Ermeni ya da Hıristiyan Türk olabileceği söyleniyor. Kim olursa olsun, İstanbul’a vardığında işler onun için epey değişiyor.

Genç yeniçeri Sinan:

1511 senesinde Yavuz Sultan Selim zamanında İstanbul’a gelen Sinan, Yeniçeri Ocağı’na çömez oğlanların arasına alındı. Yavuz süreci Osmanlı’nın en süratli dönemlerindendir, asker kışlada durmaz. Yeniçeri Sinan ilkin 1514 yılındaki Çaldıran Savaşı’na sonrasında da 1517 yılındaki Mısır seferine katıldı. 

Kanuni Sultan Süleyman’ın tahta geçmesi sonrası meydana getirilen 1521 yılındaki Belgrad seferine ve 1522 yılındaki Rodos seferine katılan Sinan, 1526 senesinde gerçekleşen Mohaç Meydan Muharebesi’ndeki başarıları sebebiyle Çömez Oğlanlar Yayabaşı şu demek oluyor ki bölük komutanı olarak terfi ettirildi.

mimar sinan

Van Gölü aşılıyor, Sinan başmimar oluyor:

Sinan, daima Mimar Sinan’dı. Şundan dolayı orduda yalnızca savaşacak askerlere değil, bu ordunun lojistiğini sağlayacak insanlara da gerekseme vardır. Bu gerekseme 1533 senesinde dirimsel bir halde ortaya çıktı. İran seferi yapılıyordu ve ordunun Van Gölü’nü aşması gerekiyordu. Sinan, iki hafta şeklinde kısa bir sürede üç tane kadırga yaparak ordunun karşıya geçmesini sağlamış oldu. Bu başarısı ona Hasekilik unvanını kazandırdı.

Haseki Mimar Sinan, 1537 senesinde meydana getirilen Korfu ve Pulya seferleri ile 1538 yılındaki Moldova seferine katıldı. Karaboğdan seferi esnasında ise Sinan’ın kaderi değişti. Prut Nehri’nin geçilmesi gerektiği süre Mimar Sinan on gün şeklinde inanılmaz kısa bir sürede koca bir ordunun geçeceği bir köprü yapmış oldu. Bu başarısı ona 49 yaşlarında Başmimar unvanını kazandırarak sarayın yolunu açtı.

mimar sinan

Başmimar Sinan, Türk mimarisini baştan yazıyor:

Mimar Sinan, 1538 senesinde başmimar oldu sadece daha ilkin de pek oldukça mühim mimari yapıt vermişti. Bunlar içinde Halep’te yapmış olduğu Hüsreviye Külliyesi, Gebze’de yapmış olduğu Çoban Mustafa Külliyesi ve İstanbul’da Hürrem Sultan’ın yaptırdığı Haseki Külliyesi son aşama önemlidir. Halep’teki külliyeye meydana getirilen ince dokunuşlar, onun İznik ve Bursa’daki yapılara benzer olmasını sağlayarak Osmanlı tarzını devletin değişik noktalarında da kendini gösterir hale getirilmiştir.

Başmimar olduktan sonrasında imza attığı üç yapıt ise onun mimarlık sanatındaki gelişimini göstermesi açısından son aşama önemlidir. Bunlardan bir tanesi olan Şehzadebaşı Camii ve çevresindeki külliye, kendine özgü bir tarza haiz olmakla kalmamış sonrasında meydana getirilen camiler için de örnek teşkil etmiştir. Bu camide dört yarım kubbe vardır ve ortalarında merkezi bir kubbe bulunur. 

1550 ile 1557 yılları aralığında meydana getirilen ve bugün bile hepimizin hayranlıkla izlediği Süleymaniye Camii için Mimar Sinan, kalfalık eseri bulunduğunu söylemiştir. Kendisinin de ustalık eserim olarak adlandırdığı ve otoritelerin de gerçek bir başyapıt olarak görmüş olduğu Edirne’de bulunan Selimiye Camii yapıldığında Mimar Sinan 86 yaşındaydı. 

mimar sinan

Sinan: Değersiz ve muhtaç kul

Mimar Sinan’ı tamamımız bu büyük eserleri ile tanıyoruz sadece kendisi adını tarihe altın harflerle yazdırmak isteyen biri değildi. Onun en büyük ve kim bilir tek amacı, bölgede yaşayan halkın refahını arttırmak ve İstanbul’un hem güvenli olmasını hem de güzel görünmesini sağlamaktı. Büyükçekmece Köprüsü’nde kazılı olan mühründen, Mimar Sinan’ın ne kadar mütevazi bir insan bulunduğunu anlıyoruz;

El-fakiru l-Hakir Ser Mimaranı Hassa

Değersiz ve Muhtaç Kul, Saray Hususi Mimarlarının Başkanı

Mimar Sinan, başmimar olarak vazife yapmış olduğu süre süresince İstanbul sokaklarının darlığı sebebiyle oluşacak yangın tehlikesini ortadan kaldırmaya çalıştı, şehrin kaldırımlarını halk için uygun hale getirdi, caddelerin genişliği üstüne çalıştı, lağımların insan sağlığına uygun olması için emek harcamalar yapmış oldu ve kim bilir en önemlisi, İstanbul’un bozulmaması için elinden geleni yapmış oldu.

Ayasofya’nın daha uzun seneler ayakta kalması Mimar Sinan’ın en büyük isteğiydi. Bu yüzden yapının kubbesini onararak takviyeli duvarlar yapmış oldu. Binlerce senelik kültüre ev sahipliği meydana getiren İstanbul’un yeni yapılarla kirlenmesini istemeyen Mimar Sinan, Zeyrek Camii ve Rumeli Hisarı şeklinde mühim eserlerin çevresinde görüntüyü bozan pek oldukça dükkanı ve evi yıktırdı. Sinan’ınki gerçek bir sevdaydı.

mimar sinan

Koca Sinan kendi elleriyle yapmış olduğu türbeye defnedildi:

Kayseri’de ufak bir köyde doğan Sinan, Kanuni Sultan Süleyman’ın ona verdiği Koca Sinan lakabıyla 1588 senesinde yaşamını yitirdi. Kanuni Sultan Süleyman, II. Selim, III. Murat dönemlerinde başmimar olarak vazife yapmış olan Sinan öldüğünde Süleymaniye Camii’nin yanına kendi yapmış olduğu son aşama mütevazi bir türbeye defnedildi.

Mimar Sinan öldüğü süre geride 81’i cami, 55’i medrese, 51’i mescit, 48’i hamam, 36’sı saray, 20’si kervansaray, 17’si türbe, 17’si imarethane, 8’i mahzen, 8’i köprü, 5’i su yolu, 3’ü hastane olmak suretiyle toplam 375 tane yapıt bırakmıştır. Kendisinin de ustalık eserim söylediği Selimiye Camii, Dünya Kültür Mirası listesindedir. Kendisinin en meşhur eserlerinden bazıları şunlardır;

  • Süleymaniye Camii
  • Haseki Külliyesi
  • Haseki Camii
  • Selimiye Camii
  • Eski Valide Camii
  • Mihrimah Sultan Külliyesi
  • Mihrimah Sultan Camii
  • Şehzade Camii
  • Cihangir Camii
  • Şah Sultan Camii
  • Rüstem Paşa Camii
  • Sokollu Mehmed Paşa Külliyesi
  • Sokollu Mehmed Paşa Köprüsü
  • Kılıç Ali Paşa Camii
  • Gazi Ahmet Paşa Camii

Yalnızca Osmanlı Devleti’nin değil, Türk ve dünya tarihinin de en mühim baş yapıcılarından bir tanesi olan Mimar Sinan kimdir sorusunu yanıtlayarak bu mühim ismin hayatından ve eserlerinden bahsettik. Mimar Sinan ve eserleri hakkında düşüncelerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz. 

Mimar Sinan’ın eserlerinin bu kadar sağlam oluşunun altında yatan sebepleri okumak isterseniz:

İLGİLİ HABER

Günümüzdeki Yapılar Depremde Kolaylıkla Yıkılırken Mimar Sinan’ın Eserleri Neden Yıkılmıyor? İşte Kullandığı Dâhiyane Teknikler



İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Sitedeki içerikleri görüntülemek için lütfen reklam engelleyiciyi kapatın veya bu site için izin verin.