DÜNYA

Trafik Sorununu Aşmak İçin Neden Daha Fazla Şerit Açmıyoruz?

“Paramız yoksa para basalım, ülkenin hâli vakti yerine gelsin” sözüyle aynı enerjiyi taşıyan bu içerikte ABD’nin kullanıp pişman olduğu, sıkışık otoyollara daha çok şerit açarak trafik sorununu çözme mevzusunun ne kadar etkili olacağına bakıyoruz.

Hızla gelişen teknolojinin gelişimiyle beraber otomobillerin 90’lı yıllardan bu zamana inanılmaz oranda yaygınlaştığını gördük. Bilhassa de bu değişen teknolojinin yeni iş olanaklarına yer açması, kişisel ulaşım araçlarının önemini süre içinde fazlaca artırdı. Bu bağlamda başta bir tek zenginlerin binebildiği motorlu araçlar, günümüzde aşağı yukarı her bütçeye uygun bulunabiliyor, doğal ülkemizden ziyade dünya genelinde demek lazım.

Araçların süre içinde bu denli erişilebilir olması, bireyler için yaşamı kolaylaştırmış olsa da her insanın sinir olduğu trafik terimini yaşamımıza soktu. Bilhassa de büyük şehirlerin kanayan yarası olan bu durum için bazı ülkelerde ek şeritler açıldığını görüyoruz. Peki bu etkili bir çözüm mü?

Rahat mantıkla ilerleyelim. Sıkışık olan otobüslerdeki koltuk sayısını iki katına çıkarırsak ne olur?

Otobüs

Başta tüm otobüsün yükü hafifleyecek olsa da vasıta, kısa süre içinde yeniden sıkışık hâle gelecektir. Zira otobüse binen kişilerin sayısı durağan(durgun) değildir. Bu sebeple de yarattığınız daha oldukca alan, daha oldukca kişiyi çekip sizi baştaki duruma geri götürecektir. Kısaca otobüste gene insan kalabalığı olacak ve gene tüm koltuklar dolu olacak. Yalnız insan sayısını artırmış oldunuz.

Bu durum, suni talep (induced demand) ismiyle biliniyor:

Trafik

Eğer insanlara fazla kaynak sunarsanız, şüphesiz onu kullanacaklardır. Bunu, 8 GB ve 16 GB RAM’li iki bilgisayar aynı işlemi yaparken 16 GB RAM’i olanın daha çok hafıza kullanabilmesine de benzetebiliriz. Kısaca fazladan sunulan imkân artı olarak kalmaz, onun yerine o da kullanılır.

Trafikte de durum böyledir:

Trafik

Eğer 3 şeritli sıkışık bir yolunuz var ise, buna dördüncü şeridi eklemek ilk başlarda trafiği rahatlatacaktır fakat sonradan daha çok şahıs o yolu seçecek ve o yol yeniden sıkışacaktır. Normalde yol genişlediği süre trafiğin açılması lazım. Fakat bu senaryoda yol genişlemesine karşın trafik sıkışıklığı aynı kaldı. Kısaca başta olmayan araçlar gelmiş oldu.

Onlar en başta o yolu seçmiyordu, şundan dolayı hatırladığımız suretiyle orası sıkışık bir yoldu:

Şehir merkezi

Fakat şimdi o yolun genişletildiği, ek olarak bir şerit daha eklendiği haberi her yere yayıldı. Dolayısıyla da insanoğlu trafik problemininin çözüldüğünü düşünerek normalde tercih etmedikleri bu yolu kullanmaya karar verdi. Dolayısıyla da binlerce vasıta yola eklenmiş oldu ve baştaki sıkışıklığa yeniden geri dönüldü. Tek fark, bu sefer elimizde daha oldukca aracın olması.

4 şeride genişlettiğiniz bu yolu alıp 8 şeritli de yapsanız bu trafik geri gelecektir:

Katy Freeway

Söylediğimiz benzer biçimde, insanlara fazla kaynak sunulması yükü hafifletmez, aksine o kaynağın daha oldukca kullanılmasına sebep olur. Teksas’ta bulunan ve 2008 senesinde milyarlarca dolara mâl olan, toplamda 26 şeritli Katy otoyoluna bakarak bunu daha iyi görebilirsiniz.

Bahsettiğimiz suni talep terimi tersine de kullanılabilir:

Cheonggye otoyolu

Cenup Kore ve Fransa benzer biçimde ülkelerde otoyollarda küçülmeye gidilmişti. Hatta Kore, Cheonggye otoyolunu kaldırıp yerine naturel alanları yeniden canlandırmış, bu sayede Seoul şehri nefes almıştı. Aynı perspektiften baktığımızda bunun hâlihazırda mevcud trafiği daha da sıkıştırması gerekiyordu. Fakat beklenilenin aksine bu, otoyolları daha azca kişinin tercih etmesine sebep olmuş ve dolayısıyla daha azca sıkışık bir trafik elde edilmiş.

Bu, geniş olan otoyollarımızı aniden tek şeride indirgeyelim demek değil. Zira bunun kaotik neticeleri olacaktır. Onun yerine trafiği rahatlatacak değişik alternatifler bulunuyor.

Bunların ilki ‘ücretli park bölgeleri’

Park alanı

Devletimizde bunun ne durumda bulunduğunu gösteren bir veriye ulaşamadık fakat dünya genelindeki kalabalık kent merkezlerindeki araçların mühim bir kısmı, park edecek yer bulamadığı için devamlı dolaşmak durumunda oluyor. Peki bu araçların devamlı dolaşmasına sebep olan şey park edecek yer olmaması mı? Hayır elbet. Aslolan sebep parasız park alanlarının istismar edilmesi ve insanların adeta günlerce araçlarını buralarda bırakıyor olması.

Ücretli otoyollar ve ücretli park bölgeleri bu trafik problemininin önüne geçmede destek oluyor. Zira para göz önüne alındığında hem insanoğlu alternatif gidiş yolu olup olmadığını düşünüyor hem de park edecek yer bulmakta zorlanmamış oluyor.

Bu mevzuda araştırma icra eden adların çözümleri ise daha etkili benzer biçimde görünüyor:

Otoyol

Matthew Turner ve Gilles Duranton tarafınca meydana getirilen araştırmada ABD otoyolları incelemeye alındı. Araştırma sonucunda ise şehrin yol kapasitesi ne kadar artırılırsa üstündeki yoğunluğun da o denli arttığı görüldü. Bu da yeni şeritlerle oluşturulan yolları trafiğin yeniden dolduracağına yönelik bir başka kanıt.

Araştırmacıların çözümü ise yoğun saatlerde sıkışık otoyolları kullanmanın ücretli olması. Bu da bir tek hakikaten ihtiyacı olanların bu yolları kullanacağı, acelesi olmayan diğerlerinin ise alternatif kent içi yollara yöneleceği anlamına geliyor.

İLGİLİ HABER

Küçük Bir Çivi Bile Suya Anında Batarken Koca Koca Gemiler Nasıl Yüzebiliyor?

Sizin bu mevzuda düşünceleriniz neler?

Kaynaklar: Vox, Chron, Wired, Condé Nast Traveler



İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Sitedeki içerikleri görüntülemek için lütfen reklam engelleyiciyi kapatın veya bu site için izin verin.