DÜNYA

Türk Mitolojisindeki Umay Ana Kimdir?

Kadim Türk mitolojisinde ana tanrıdan sonrasında gelen en mühim figürlerden bir tanesi olan Umay Ana; isteyene çocuk verir, evlatları ve yeni doğum yapmış kadınları korurdu. En eski Türk yazıtlarında bile adından bahsedilen Umay Ana kimdir birazcık daha yakından bakalım ve anlatıldığı halk hikayelerinden bazılarını görelim.

Popüler kültüre entegre olamadığı ve bir çok süre hakkında yazılanlar yalnızca bilimsel niteliği olan düzeyde kalmış olduğu için unutmaya yüz tutmuş olsak da bizim pek fazlaca kültüre esin bile vermiş olan binlerce senelik kadim bir mitolojimiz var. Göktengri dininin bir parçası olan ve bugün mitoloji olarak adlandırdığımız bu hikayelerde anlatılan Umay Ana adlı bir karakter ise ana tanrıdan sonrasında gelen en mühim figürlerden bir tanesidir.

Umay Ana için bir mitolojik karakter, doğaüstü bir varlık ve hatta bir tanrıça diyebiliriz. Şu sebeple değişik hikayelerde onun isteyen kadınlara çocuk verdiğinden, bu evlatları ve yeni doğum yapmış lohusa kadınları koruduğundan bahsedilir. Hatta kendisi yalnızca çocuk ve kadınların değil, hayvanların ve tabiatın da koruyucusudur. Gelin Umay Ana kimdir birazcık daha yakından bakalım ve anlatıldığı halk hikayelerinden bazılarını görelim.

umay ana

  • Çizim: Bartu Bölükbaşı

İlk olarak Umay aslına bakarsak ne demek?

Umay Ana’dan bahsetmeden ilkin birazcık umay kelimesinin etimolojik kökenine inmek daha doğru olacak. Umay kelimesi öz Türkçe ummak, dilemek, korkutmak kökü olan um / om kök sözcüklerinden türemiştir. Hem de etene şu demek oluyor ki plasenta anlamı da vardır. Gene bu kökten türeyen umaç, hedef anlamına gelir. Omay ise seçkin anlamındadır. Moğolca umay, rahim anlamına gelmektedir. Şu demek oluyor ki tüm bu anlamlara baktığımız süre umay ile doğurganlık daima ilişkili anlama haiz olmuştur.

Peki, Türk mitolojisindeki Umay Ana kimdir?

Göktengri dininde ve Türk mitolojisinde Umay Ana; doğaüstü bir varlık, koruyucu, tanrıça, iye ve ruhtur. Doğurganlık tanrıçası olarak da tanımlanan Umay Ana; kadınların, evlatların, hayvanların, yavru hayvanların ve bunların ilişkili olduğu tabiatın koruyucusu ve destekçisidir. Değişik kültürlerde ve mitolojilerde karşılaştığımız toprak ana, ana tanrıça figürünün Türk mitolojisindeki karşılığıdır. 

En eski Türk yazıtlarında bile Umay Ana ile karşılaşmak mümkün:

Binlerce senelik kadim Türk tarihinin şu an için malum en eski yazıtı olan Göktürk Yazıtlarından bir tanesi Tonyukuk Yazıtı’nda Umay Ana isminden bahsedilmiş olduğu görülmektedir. 8. yüzyılda Göktürk alfabesiyle yazılmış olan yazıtın toplamdaki 38. satırında Umay Ana’dan şu sözlerle bahsedilmektedir;

“Gelenler zor dediler fakat hissetmediler. Galiba Tanrı Umay, Mukaddes Yer ve Su destek oluverdiler. Niye kaçıyoruz?”

umay ana

Evlatları dünyaya getiren ve onları sakınan tanrıça:

Umay Ana bazı yaratılış konularında Ak Ene olarak da anılır. Şu sebeple o yalnızca doğmamış evlatların, yeni doğum yapmış lohusa kadınların ve ergenliğe kadar evlatların koruyucusu değil, bununla beraber çocuk verebilen bir güçtür. Yakut Türklerinde evladı olmayan çiftlerin şamanlar vasıtasıyla Umay Ana’dan çocuk istediği bilinmektedir.

Yakut Türkleri içinde Umay Ana, Ayısıt olarak anılan bir tanrıçadır. Evladı olmayan bir kadın, tanrıçayla iletişime geçmesi için bir Ak Şaman ile görüşür. Ak Şaman, Ayısıt’a yakarış eder ve onun için bir kurban keser. Umay Ana’ya hususi olarak yakarış edenlerin erkek evladı olacağı da inanışlar arasındadır.

Umay Ana, plasenta ile cisimleştirilir:

Anlatılan bir hikayeye bakılırsa Umay Ana ile anne karnındaki çocuk bir aradadır. Çocuk, doğduğunda onu kimin koruyacağını korkarak sordurulmuş olduğu süre Umay Ana onu annesinin koruyacağını, ikisini ise kendisinin koruyacağını söyler. Şu demek oluyor ki Umay Ana hemen hemen doğmamış çocuklarla bile iletişime geçerek onların mutlu olmasını sağlar.

Doğum sonrası bebeğin aylarca içinde kalmış olduğu plasenta da doğumdan bir süre sonrasında dışarı çıkar. İnanışa bakılırsa bu Umay Ana’dır. Bu parçanın mukaddes olduğuna inanmış olduğu için onun kimsenin ayak basmayacağı tenha bir yere gömülmesi gerekir. Bazı rivayetlerde bu plasentaya oturan kısır kadınlara Umay Ana tarafınca çocuk bahşedileceği söylenir. 

umay ana

Umay Ana göklerde yaşar fakat kimi zaman yeryüzüne de iner:

Pek fazlaca dini ve mitolojik figür benzer biçimde Umay Ana da göklerde yaşamaktadır. Anlatıldığı bazı eserlere bakılırsa Umay Ana orta yaşlıdır, üç boynuzu vardır, beyaz bir elbise giyer, gümüş rengi saçları yere kadar uzanır ve etrafına ışık saçar. Kendisi yaşam ağacının sahibidir. Bu yüzden hem yaşamın dağıtıcısı hem de koruyucusudur. Bir çok süre yanında zarif bir atla ya da bir kuğuyla gösterilir.

Umay Ana ara sıra yeryüzüne iner sadece betimlendiği şeklinde görünmez. Umay Ana, yeryüzüne bir kuş olarak iner. Bu kuş, sayısız esere mevzu olmuş ve aden kuşu olarak da adlandırılan huma kuşudur. Kimi zaman biçim değiştirmeden göklerde var olduğu haliyle de yeryüzüne inebilir sadece bu halini bir çok süre yalnızca şamanlar görmektedir.

Umay Ana var ise yaşam var anlama gelir:

Umay Ana evlatların dünyaya gelmesini sağlar şu demek oluyor ki onlara yaşam verir. Doğdukları süre yanlarında olarak hem onları hem de yeni doğum yapmış lohusa kadınları korur. Bu durum yavru hayvanlar ve anneleri için de geçerlidir. Umay Ana’nın çocuk üstündeki koruyucu gücü erişkinlik dönemine kadar devam eder sadece kimi zaman fazlaca daha erken de bitebilir.

Umay Ana daima pozitif bir halde anılmaz. Kimi zaman Umacı olarak ürkütücü bir halde de anılabilir. Şu sebeple Umay Ana kimi zaman evladı korumaz. Korunmayan yeni doğan çocuk hastalıklarla boğuşur ve hatta kimi zaman yaşamını kaybeder. İnanışa bakılırsa eğer bir bebek uyurken gülümsüyorsa Umay Ana’nın koruması altında anlama gelir. Eğer uyurken huysuzlanıyorsa Umay Ana’nın o evladı korumadığına inanılır. 

umay ana

Süre içinde Umay Ana’nın kültürümüzdeki kıymeti değiştirildi:

Kadim Türk mitolojisinde ve Göktengri dininde bu kadar mühim bir figür olan Umay Ana’nın kültürümüzdeki kıymeti süre içinde değiştirildi. İyi özellikleri bir kenara bırakıldı ve yalnızca Umacı şu demek oluyor ki ürkütücü özelliği ile anılır oldu. Hatta Anadolu’da bugün bile yaygın olarak inanılan albastı korkusu bile bu yüzden yayılmıştır. Umay Ana’nın bereketi ise Fatma Ana’nın Eli olarak değiştirilmiştir. 

Normal olarak bu aşamada üstüne derinlemesine düşünülmesi ihtiyaç duyulan din ve kültür benzer biçimde kavramlar devreye giriyor. Şu demek oluyor ki kesinlikle birinden birini mi seçmek zorundayız yoksa birini unutturmak için ötekinin kavramları üstünden değişimler mi yapmalıyız? Bu soruların yanıtını elbet uzmanlar verecektir sadece binlerce senelik kadim mitolojimizi neden Yunan ve İskandinav mitolojisinden fazlaca daha azca bildiğimizi birazcık düşünmemiz gerekiyor. 

Kadim Türk mitolojisinin en mühim figürlerinden bir tanesi olan Umay Ana kimdir sorusunu yanıtlayarak ana tanrıçanın yer almış olduğu bazı halk hikayelerinden bahsettik. Umay Ana ve Türk mitolojisi ile alakalı düşüncelerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz. 

Türk mitolojisinin birbirinden garip karakterlerini de bu içeriğimizde okuyabilirsiniz:

İLGİLİ HABER

Çoğunun Adını Hâlâ Taşıdığımız 15 Türk Mitolojisi Karakteri



İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Sitedeki içerikleri görüntülemek için lütfen reklam engelleyiciyi kapatın veya bu site için izin verin.